Yeni bir yazar türü doğduğunu, taa 1995’de “blog”ların esamisi bile okunmazken irkaç kere yazmıştım. Hatta bir adım öteye gidip, yeni bir edebiyat türü doğuyor demiş adını da “etkileşimli” edebiyat olarak koyup bu yeni edebiyat türünün “hiper tekst” yazım üslubnu kullanacağını iddia etmiştim.
O yıllarda gazetelerin henüz İnternet siteleri olmadığı için yazım İnternet arşivlerini geçmedi, bu nedenle referans olarak adresini veremiyorum. Ama dileyenler Hürriyet’in konvansiyonel arşivinden bulabilirler.
Neyse efendim, amacım geçmişten bahsetmek değil. Bugünü, yani günümüz tanımıylaki e.günlük yazarı bile umrumda değil. Asıl değinmek istediğim kısa gelecekte giderek daha sık karşılaşacağımız yeni bir yazar türü.
Günüm e.günlük (blog) yazarları kendilerini diğer gençlerden bir adım önde hissediyorlar ve bunda haklılar da...
İnternet insanlara pasif birer okur/izleyici olmaktan çıkıp aktif birer oyuncu olma olanağı sunuyor. Ve tabii herkes bu olanaktan yararlanmak istiyor ama herkesin yeteneği ve bilgi düzeyi de buna müsait değil. Yeteneği ve bilgi düzeyi müsait olanlar arasında da herkesin en azından vakti müsait değil.
Bu sadece Türkiye'de değil tüm dünyada böyle. Ama Türkiye'de düzey, dünyadan çok düşük.
İnternet'in ve iletişim teknolojilerinin sunduğu katılımcı olma olanağından yararlananların sayısı televizyondaki bir yarışma programına cep telefonundan mesaj göndererek katılmaya gelince patlayıveriyor da, iş bir site açıp okunabilir yazılar yayınlamaya gelince zurna zırt diyor.
E.günlük yazılarının büyük bir çoğunluğu tam bir bilgi çöplüğü. Öte yandan bu e.günlük yazıları içinde, sayıları nispeten az da olsa profesyonel medyada yayınlanan yazılara taş çıkartacak kadarz iyileri de var.
Ancak bu kaliteli yazıların büyük bölümü de bilgi kirliliği içinde kaybolup, gereken ilgiyi göremiyor, yeterince çok okuyucuya ulaşamıyor, kıyıda köşede kayboluyorlar.
Diğer yandan Türk medyasındaki profesyonel yazarların düzeyi de dünya ölçeklerinin çok altında olduğundan, e.günlük yazarları arasından çoğu gazete yazarına taş çıkartacak nitelikte yazılar da çıkıyor.
Sorun bu kaliteli yazarları ortaya çıkartmakta, yazılarının daha geniş okur kitlelerine ulaşmasını sağlamakta, tanınmalarına aracılık etmekte.
Öncüleri arasında Onpunto.com'un da olduğu Web 3.0 sitelerinde kullanılan ve profesyonel editörlerce hazırlanan kapak sayfalarıı bu intiyaca cevap veriyorlar.
Sayıları her geçen gün hızla artacak Web 3.0 sitelerinin profesyonel editörleri, sisteme girilen "blog" yazılarını sürekli tarayacak, okuyacak, değerlendirecek ve aralarından en iyilerini yoğun ziyaretçi çeken kapak sayfasına taşıyarak okunmalarını sağlayacaklar.
Böylece kaliteli yazıların, kalitesiz yazıların arasında kaybolması, gözden kaçması bir ölçüde önlenmiş oluyor. Kapağa seçilen yazılar aynı zamanda yazarları için de haklı bir gurur kaynağı oluyor.
Hoş geldin Web 3.0 ve onun güzel yazarları.
|